ZEYNETTİN KAYA: MEVLANA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ
ABDULLAH TUNCEZ: KONYA NUMUNE HASTANESİ
MEHMET TEKİNALP: BEYHEKİM DEVLET HASTANESİ
MUSTAFA KARANFİL: NECMETTİN ERBEKAN ÜNİVERSİTESİ
MEHMET KAYRAK: SÜMTF
KURTULUŞ ÖZDEMİR: SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
Year : 2013
Vol : 29
Issue : 4
Page : 172-176
Çalışmamızın temel amacı akut pulmoner emboli (PE) hastalarında
konvansiyonel ve doku doppler ekokardiyografik parametrelerdeki
farklılıkları değerlendirmektir. Tanımlayıcı ve kesitsel çalışmamıza,
Ocak 2010 ve Temmuz 2010 tarihleri arasında Selçuk Üniversitesi
Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’nde akut PE tanısı konan 54 hasta
ve hastalar ile benzer demografik özellikleri ve komorbiditeleri olan
sağlıklı 29 gönüllü dâhil edildi. Hasta ve kontrol grubunun geleneksel
iki boyutlu ve doppler ekokardiyografik verileri yanında doku doppler
ekokardiyografik parametreleri kaydedildi. Hasta ve kontrol grubunda
elde edilen değişkenler karşılaştırıldı. Hasta ve kontrol grupları
arasında demografik özellikler ve komorbiditeler açısından istatiksel
farklılık yoktu. Hasta grubunda sağ ventrikül (SğV) ejeksiyon
fraksiyonu (EF) belirgin düşük (46.2 karşı 60.5; P<0.001), sistolik
pulomoner arter basıncı anlamlı yüksek (45 mmHg karşı 24.7 mmHg;
P<0.001) ve inferior vena cava (İVC) kollaps indeksi istatiksel anlamlı
düzeyde düşük (0.36 karşı 0.62; P<0.001) tespit edildi. Pulsed wave
doku doppler tekniği ile değerlendirilen SğV miyokard performans
indeksinin (MPİ) akut PE hastalarında kontrol grubuna göre anlamlı
düzeyde arttığı (0.53 karşı 0.43; P<0.001), SğV E/Em oranının
anlamlı olarak daha yüksek olduğu (6.5 karşı 5.0; P=0.04) ve SğV
izovolümetrik relaksasyon zamanının anlamlı şekilde uzadığı(67msn
karşı 57msn; P<0.001) tespit edildi. Özellikle SğV EF, İVC kollaps
indeksi, Sm, MPİ, E/Em gibi ekokardiyografik parametreler akut
PE olgularının tanısında kullanılabilecek değişkenler olarak tespit
edilmiştir.